Soğuk oda sistemlerinde kompresörün uzun süre veya kesintisiz çalışması, sistemde bir problem olduğuna işaret edebilir. Kompresörün temel görevi, soğutucu akışkanı sistem içerisinde dolaştırarak soğuk odanın istenilen sıcaklığa ulaşmasını sağlamaktır.
Normal şartlarda oda hedef sıcaklığa ulaştığında termostat veya kontrol cihazı kompresörü durdurur. Ancak kompresör sürekli çalışıyor ve oda sıcaklığı istenilen seviyeye düşmüyorsa sistemin detaylı şekilde kontrol edilmesi gerekir.
Kompresörün sürekli çalışmasının birçok farklı nedeni olabilir.
Soğuk oda kapısının sık açılması, dışarıdaki sıcak ve nemli havanın oda içerisine girmesine neden olur.
Özellikle market, restoran, kasap, depo ve üretim tesislerinde yoğun ürün veya personel trafiği varsa soğutma yükü ciddi şekilde artabilir.
Bu durumda kompresör oda sıcaklığını düşürmek için daha uzun süre çalışmak zorunda kalır.
Kapı trafiğinin yoğun olduğu alanlarda;
gibi uygulamalar enerji kayıplarını azaltabilir.
Kapı contalarının eskimesi veya kapının tam kapanmaması sıcak havanın sürekli oda içerisine girmesine neden olabilir.
Kapı contalarında;
gibi problemler varsa soğuk oda sürekli ısı kazanır.
Bu durumda kompresör hedef sıcaklığı koruyabilmek için normalden daha uzun süre devrede kalabilir.
Soğuk oda panellerinin veya izolasyon malzemelerinin yetersiz olması dış ortamdan içeriye sürekli ısı transferine neden olur.
Özellikle;
ısı kaçaklarının oluşabileceği önemli noktalardır.
Negatif sıcaklıkta çalışan odalarda izolasyon hatalarının etkisi daha da belirgin hale gelir.
İzolasyonu zayıf bir oda yalnızca daha fazla enerji tüketmez, aynı zamanda kompresörün çalışma süresini ve mekanik yükünü de artırabilir.
Kondenser, sistem içerisindeki ısının dış ortama atıldığı bölümdür.
Kondenser yüzeyinin;
ile kapanması hava akışını azaltır.
Kondenser yeterli şekilde ısı atamadığında kondenser basıncı yükselir ve sistemin verimliliği düşer.
Bunun sonucunda kompresör daha uzun süre çalışabilir ve elektrik tüketimi artabilir.
Bu nedenle kondenser temizliği periyodik bakımın en önemli işlemlerinden biridir.
Kondenser temiz olsa bile kondenser fanlarından biri çalışmıyorsa sistem yeterli ısı transferi sağlayamayabilir.
Fan motorunda;
gibi problemler oluşabilir.
Fanların yetersiz çalışması kondenser sıcaklığının ve basıncının yükselmesine neden olarak kompresörün daha zor şartlarda çalışmasına yol açabilir.
Soğuk oda içerisindeki evaporatör, ortam havasındaki ısıyı soğutucu akışkana aktarır.
Evaporatör yüzeyinin kirlenmesi veya buzla kaplanması hava geçişini azaltır.
Bunun sonucunda;
Özellikle negatif soğuk odalarda evaporatör buzlanması sık karşılaşılan problemlerden biridir.
Evaporatörde oluşan buzun belirli aralıklarla eritilmesi gerekir.
Elektrikli defrost kullanılan sistemlerde;
gibi elemanlardan birinin arızalanması buzlanmanın artmasına neden olabilir.
Evaporatör tamamen buzlandığında hava geçişi ciddi şekilde azalır ve soğutma performansı düşer.
Kompresör çalışmaya devam etmesine rağmen oda hedef sıcaklığa ulaşamayabilir.
Evaporatör fanlarının görevi oda içerisindeki havayı evaporatör üzerinden geçirerek soğutulmuş havayı odaya dağıtmaktır.
Fanlardan biri veya birkaçı çalışmadığında soğuk hava oda içerisinde yeterince dolaşamaz.
Bu durumda evaporatör soğuk olsa bile oda sıcaklığı istenilen değere ulaşmayabilir.
Kompresör de termostatın durdurma sıcaklığına ulaşmasını beklediği için sürekli çalışabilir.
Soğutucu akışkan miktarının yetersiz olması, sistem kapasitesinin düşmesine neden olabilir.
Soğutucu akışkan eksikliği genellikle sistem içerisinde bulunan bir kaçaktan kaynaklanır.
Kaçak noktaları;
üzerinde oluşabilir.
Gaz eklemek tek başına kalıcı bir çözüm değildir. Kaçak tespit edilmeli, onarılmalı ve sistem uygun prosedüre göre yeniden devreye alınmalıdır.
Sistemde yalnızca eksik gaz değil, fazla soğutucu akışkan da performans problemlerine neden olabilir.
Yanlış şarj;
gibi problemlere yol açabilir.
Soğutucu akışkan miktarı sistem tasarımına ve üretici değerlerine göre belirlenmelidir.
Genleşme valfi, evaporatöre gönderilen soğutucu akışkan miktarını kontrol eder.
Valfin;
evaporatörün yeterli beslenememesine neden olabilir.
Bu durumda sistem çalışmasına rağmen gerekli soğutma kapasitesi elde edilemeyebilir.
Filtre kurutucu içerisindeki tıkanıklık soğutucu akışkan dolaşımını sınırlandırabilir.
Tıkanıklık oluşması halinde evaporatöre yeterli miktarda akışkan gitmeyebilir.
Bu durum sistem kapasitesinin düşmesine ve kompresörün daha uzun süre çalışmasına neden olabilir.
Filtre kurutucu üzerindeki belirgin sıcaklık farkları bazı durumlarda tıkanıklık belirtisi olabilir.
Soğuk oda hedef sıcaklığa ulaşmış olmasına rağmen kompresör çalışmaya devam ediyorsa termostat veya sıcaklık sensörü kontrol edilmelidir.
Sensör yanlış sıcaklık okuyorsa kontrol cihazı odanın halen sıcak olduğunu düşünebilir.
Örneğin oda gerçekte +2°C olmasına rağmen sensör +7°C gösteriyorsa kompresör çalışmayı sürdürebilir.
Sensör konumunun yanlış olması da benzer problemlere neden olabilir.
Bazen sistemde herhangi bir teknik arıza olmamasına rağmen kullanıcı tarafından belirlenen hedef sıcaklık cihaz kapasitesinin altında olabilir.
Örneğin +2°C çalışma şartları için tasarlanmış bir sistemden çok daha düşük sıcaklık talep edilmesi, cihazın sürekli çalışmasına neden olabilir.
Bu nedenle sıcaklık set değerinin uygulamaya ve sistem tasarımına uygun olması gerekir.
Soğuk oda için seçilen kompresörün kapasitesi gerçek soğutma yükünü karşılamıyorsa kompresör sürekli çalışabilir.
Bu problem özellikle cihaz seçiminin yalnızca oda hacmine göre yapıldığı uygulamalarda görülebilir.
Soğutma yükü hesabında;
gibi tüm ısı kaynakları hesaba katılmalıdır.
Soğuk oda içerisine kısa sürede büyük miktarda sıcak ürün yerleştirilmesi soğutma yükünü önemli ölçüde artırır.
Örneğin dış ortam sıcaklığındaki yüzlerce kilogram ürünün aynı anda soğuk odaya alınması durumunda sistem uzun süre çalışabilir.
Bu durum her zaman arıza anlamına gelmez.
Kompresör, ürün sıcaklığını hedef değere indirmek için belirli bir süre kesintisiz çalışabilir.
Ancak bu süre sistem kapasitesi ve ürün miktarıyla uyumlu olmalıdır.
Özellikle yaz aylarında kondenserin bulunduğu ortam sıcaklığının yükselmesi sistem performansını düşürebilir.
Kondenser kapalı bir makine dairesinde bulunuyorsa sıcak hava sürekli aynı ortam içerisinde dolaşabilir.
Bu durumda kondenser;
kendi attığı sıcak havayı tekrar emmeye başlayabilir.
Sonuç olarak kondenser basıncı yükselir ve kompresör daha uzun süre çalışır.
Kondenser montajı yapılırken sıcak havanın rahat şekilde uzaklaştırılabileceği bir konum tercih edilmelidir.
Uzun süre çalışan kompresörlerde zaman içerisinde mekanik aşınmalar meydana gelebilir.
Kompresör çalışıyor görünmesine rağmen yeterli basınç farkını oluşturamıyorsa soğutma kapasitesi düşebilir.
Kompresör performans problemi;
gibi veriler değerlendirilerek kontrol edilmelidir.
Kesin teşhis uzman bir soğutma teknisyeni tarafından yapılmalıdır.
Bazı çalışma şartlarında kompresörün uzun süre kesintisiz çalışması normal olabilir.
Örneğin;
kompresör normalden uzun süre çalışabilir.
Burada önemli olan cihazın belirli bir süre içerisinde hedef sıcaklığa yaklaşmasıdır.
Kompresör saatlerce çalışmasına rağmen sıcaklık düşmüyorsa sistemde teknik bir sorun olma ihtimali yükselir.
Evet.
Kompresör, soğutma sistemindeki en yüksek elektrik tüketimine sahip komponentlerden biridir.
Gereksiz yere sürekli çalışan bir kompresör;
Bu nedenle sürekli çalışma problemi göz ardı edilmemelidir.
Öncelikle basit kontroller yapılabilir.
Sorun devam ediyorsa sistemin çalışma basınçları, soğutucu akışkan miktarı, kompresör performansı ve elektriksel değerleri yetkili bir soğutma teknisyeni tarafından kontrol edilmelidir.
Soğuk oda kompresörünün sürekli çalışması, tek başına kompresör arızası anlamına gelmez.
Problemin kaynağı;
kirli kondenserden soğutucu akışkan eksikliğine, evaporatör buzlanmasından yetersiz izolasyona, yanlış cihaz seçiminden termostat arızasına kadar birçok farklı neden olabilir.
Doğru teşhis için sistem bir bütün olarak değerlendirilmelidir.
Düzenli bakım yapılan, doğru kapasitede seçilmiş ve uygun şekilde monte edilmiş bir soğutma sistemi hem daha düşük enerji tüketimiyle çalışır hem de kompresör ve diğer komponentlerin kullanım ömrünün uzamasına yardımcı olur.